
Bu yaziyi Istanbul’da baba ocaginda yazmaya basladim. Vatan topraklarina ayak basali daha iki gün oldu. Hala yol sersemligi üzerimde. Bunda zaman farki ve yol yorgunlugunun tabiki etkisi var. Ancak benim sorunum bambaska. Sizlere de oluyor mu bilemiyorum. Türkiye’ye gitmeden evvel son bir haftada adeta bir yillik is yapiyorum. Gecem gündüzüm birbirine karisiyor. Heyecan da oluyor tabi. Üç dört gece uyumadan silaya variyoruz.
Türkiye’ye varinca sanki okyanus yüzmüs de, kendisini karaya zor atmis halimiz oluyor. Ilk günler o yüzden biraz duragan geçiyor. Kendime gelmem, havami bulmam bir kaç gün aliyor. Ancak, sevdiklerinin arasinda olmak, vatan havasini teneffüs etmek bambaska. Yavas yavas Istanbul kucakliyor insani. Ne için geldigini sormadan. Bir ana kucagi gibi.
Istanbul asigi Sultan-us Suera ne güzel diyor:
Ruhumu eritip de kalipta dondurmuslar
Onu Istanbul diye topraga kondurmuslar
Içimde tüten bir sey; hava, renk, eda, iklim
O benim, zaman, mekan asip geçmis sevgilim
Çiçegi altin yaldiz, suyu telli pulludur
Ay ve günes ezelden iki Istanbulludur
Denizle toprak, yalniz onda ermis visale
Ve kavusmus rüyalar, onda, onda misale
Istanbul benim canim; Vatanim da vatanim...
Istanbul, Istanbul...
Ana gibi yar olmaz, Istanbul gibi diyar
Güleni söyle dursun, aglayani bahtiyar...”
Istanbul’da Bir Dünya Isadami -II
Bu kez vatana gelisimizin amaci ziyaret veya gezi degil, is için buradayiz...
Uluslararasi is Forumu (IBF)’nun davetlisi olarak bir kongre ve fuara geldik. 65 ülkeden 3 bin isadami ve 15 bin firmanin temsil edildigi bir aktivite bu. Bu sene yaklasik 150 bin ziyaretçi geldi.
Burada iki sapka ile bulunuyorum. Rowan Üniversitesi elbisemle bir international Business Forum (IBF) kongresinde panel yönetmenligim, Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) elbisesiyle de uluslararasi is fuarinda temsilimiz var.
Buraya bir grup isadami arkadasla geldik. Böylesi bir devasa fuarda Amerikan is dünyasini ATCOM temsil etti. Beraberimizde hem Türk, hem Amerikan sirketleri mevcut. Hepsinin ciddi projesi var. Bu fikirler ve ürünler 150 bin kisilik büyük bir pazarda görücüye çikti. ATCOM Müstakil Sanayici ve is Adamlari (MÜSiAD)’in özel misafiri olarak burada. Sagolsunlar, ATCOM’a meccanen fuarin en büyük ve görkemli yerinden stand ayirmislar.
ATCOM standi bütün üyelerinin kullanimina açildi. Her türlü organizasyon ve teknik destek saglandi. Amerika'yi temsil eden grupta saglik, insaat, egitim, basin, finans, gida, emlak ve ilaç gibi degisik sektörlerden katilimcilar vardi.
65 ülkeden 15 bin firma ve 150 bin misafir aslinda kaçirilmayacak bir firsat. insallah iki senede bir yapilan IBF fuarinin bir sonrakine çok daha büyük bir heyetle katilacagiz. Zaten bu büyük potansiyeli farkeden Rowan Üniversitesi ve Preston Üniversitesi ATCOM üyeligi alarak burada kendilerini tanittilar. Buraya gelmeden önce ATCOM’un Türkiye’den bir çok üyesi vardi. Bu fuarda aslinda ATCOM da görücüye çikti. Solagani: “Dünyanin En Büyük Pazarina Açilan Kapiniz”.
ATCOM Amerikan pazarina ilgisi olan memleket sevdalisi isadamlarina ulasmak istiyor. Insallah iki ülke arasinda köprü olmak isteyen ATCOM’un iki ayagi da denk basacak.
Saglam bir köprünün bir ayagi yukarda bir ayagi asagida olur mu?
Istanbul’da Sorgulanan Dünya - III
Istanbul’da fuardan önce tertip edilen “Uluslararasi is Forumu Kongresi” önemli kisi ve kurumlara ev sahipligi yapiyor. Kimler yok ki?
Cumhurbaskani Abdullah Gül, Basbakan Recep Tayyip Erdogan, Dis Ticaretten Sorumlu Devlet Bakani Zafer Çaglayan, Sanayi ve Ticaret Bakani Nihat Ergün, 40’in üzerinde yabanci ülkeden devlet baskani veya bakanlar ve Ordadogu, Balkanlar ve Asya’nin önemli firma ve yöneticileri buradalar. Dis Ticaret Bakani Çaglayan yönetiminde katilimci bakanlarla özel toplanti yapildi. Irak ve Misir ile isbirligi anlasmalari imzalandi. Fuar öncesi düzenlenen kongrenin ana temasi “IKO Ülkelerinin Kalkinmasinda Teknolojinin Önemi”.
Bu kongrede iki panel var. Birisine sahsim baskanlik yapiyor. Bizim panelin konusu: “Islam Konferansi Ülkelerinin Teknoloji Viz-yonu”. Digerinin konusu “Bilgi Toplumuna Geçis ve Bilgi-iletisim Teknolojilerinin Önemi”.
Benim yönettigim panelde Suriye, Amerika, Kanada ve Türkiye’den saygideger bilim adamlari, bürokrat ve arastirmacilar var.
Panelde müslümanlarin tarihte bilime katkilari, su anki durumlari, teknolojiyi nasil elde ebebilecekleri, müslüman ülkeler arasinda bu konuda isbirligi imkânlari neler-dir gibi hayati konular vardi. Bir yandan Islam ülkelerinin kalkinmasinda teknolojiye ulasmanin önemi vurgulanirken, diger yandan da bu alanda niye bu kadar geri kaldigimiz sorgulandi. Aslinda bu ölümcül soru bir panel için çok iddiali bir gündem. Bati ve diger milletlerle aramizda açilan makas bir kaç yüzyilin eseri.
Makas daralacagina daha da açiliyor. Su an Islam dünyasi bir çikis ariyor. Bu konuda beyin hücrelerini eriten geçmiste bir çok düsünür olmus. Sira bizde!
Istanbul Sonrasi ATCOM - VI
Yazimin bu kismini Amerika’dan yaziyorum. Benim ve arkadaslarim için bu gezi essiz bir tecrübe oldu. 65 ülkeden yüzlerce dostumuz oldu. IBF Kongresi, DPT altindaki ve Cumhurbaskani Abdullah Gül baskanligindaki ISEDAK’in resmi is platformu. Bu, Islam alemindeki en büyük is fuari. Yaklasik 3,500 is ve devlet adami vardi kongrede. Basbakan Erdogan’in açilis konusmasi öncesi duygulu anlar yasandi. 65 ülkeden binlerce kisi Basbakan kürsüye giderken dakikalarca ayakta alkisladi. Bu Türkiye’nin son yillardaki artan itibarinin bir tezahürüydü. Kongreye 600 tane Filistinli isadami katilmisti. Her birisi Londra’dan, Venezuella’dan, Paris’ten, Arjantin’den, Kuveyt’ten, Almanya’dan geliyordu. Zaten Basbakan “Gazzeli çocuklar bizim çocuklarimiz!” dediginde yer yerinden oynadi. Cumhurbaskani kongreyi gala yemegine katilarak onurlandirdi. O da “Istanbul hepi-mizin sehri!” dediginde büyük alkis aldi.
Anlasilan bu cografya Türkiye liderligine artik kendini isindirmis. Zaten fuarda konustugum bir çok Türk isadami ilginç anektodlar anlatti. Bazi müslüman isadamlari “Reis Erdogan bize, ‘Türkiye’ye destek olmak istiyorsaniz, Türkiye ile is yapin’ dedi. Diger ülkelerle anlasmalarimi iptal ettik; ne maliniz varsa verin satalim!”.
Ben de benzer bir durumla karsilastim. Bölgenin en zengin isadamlarindan birisinin CEO’su ile olan iki saatlik sohbetimizde söyle bir teklif geldi: “Türk mallarini Avrupa’ya veya Amerika’ya ATCOM üyeleriyle pazar-layalim. Finansman destegini biz veririz. Bize sadece güzel projeler getirin!”
Bundan daha açik çek mi olur? Benim izlenimim ATCOM önemli bir bosluk doldurdu. IBF yönetim kuruluna girdi. Bu vesileyle artik 57 ülkenin Amerika temsilcisi oldu. Fuarda da ATCOM en çok ziyaret edilen standlardan birisiydi. ATCOM artik bu millete ve cografyaya mal olmustur. Istanbul sonrasi ATCOM’un gücü ve sorumluluklari ikiye katlandi. Bu basari Türk-Amerikan toplumunun bir eseridir.
Emegi geçen tüm dostlara selam olsun!
PROF.IHSAN ISIK
Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) Baskani
Dünya Türk Is Konseyi Amerika Bölge Komitesi Üyesi & Rowan Üniversitesi Ögretim Üyesi
