Prof. Hassan Islam Bankaciligi ve Ekonomisinde önemli bir otorite olarak kabul edilmekte, bu konudaki görüs ve tavsiyelerini IKÖ, Harvard Üniversitesi ve Amerikan Disisleri Bakanligi gibi ulusal ve uluslararasi mercilere verdigi konferans ve seminerlerde, yazdigi saygin kitap ve makalelerde kamuoyuyla paylasmaktadir.
Prof. Hassan, ATCOM üyelerine verdigi konferansta küresel krizin çikis nedenlerini anlattiktan sonra, uzmanlarin ortak görüslerinin söyle özetlenebilecegini belirtti: Küresel kriz ayni zamanda bir ahlak krizidir; Hirs, istismar ve yolsuzluk önemli nedenleridir; Zehirli kredileri verenler bunlari dis yatirimcilara satip aradan kaybolmuslardir; Bankalar yatirimcilari dogru bilgilendirmemistir.
Bunun sonucu çikan küresel arizayi tamir etmek için ülkeler toplam $7 trilyon harcamislardir. Dr. Hassan’a göre, bu büyük krizden kar ortakligina dayali “Katilim Bankalari” en az etkilenmistir. Katilim bankalarinin neden krizden az zarar gördügüne gelince, Prof. Hassan’a göre “bu bankalar faiz bazli çalismadigindan, toksik ürünlere yatirim yapmamislardir. Ayrica anlasilmasi zor, komplike ve muglak finansal ürünlere Islam izin vermemektedir, dolayisiyle bu bankalar “finans mühendisligine”girismemis ve müsterilerine karmasik ürünler pazarlamamislardir”.
Ayrica Dr. Hassan, Nobel ödüllü Fransiz ekonomist Maurice Allais’in krizlerden çikis yolu olarak sundugu önerilerin Islam’in temel prensipleriyle örtüsdugünü bildirmektedir. Allais, faizlerin sifira düsürülmesini ve vergilerin de %2’ye çekilmesini tavsiye ediyor. Prof. Hassan’a göre bu önerilerin, Islam’in sifir faiz ve malin 40’da birinin (%2’sinin) zekat olarak verilmesinden hiç bir farki yok. Zaten en son çare olarak dünyada bir çok ekonomi, faizleri halihazirda sifir noktasina çekmis durumda.
Islam ekonomisi ve bankaciligi uzmani Dr. Hassan, bu bankalarin eger üzerlerinde çalisilirsa önemli bir alternatif olabilecegine inaniyor ve bu inancini söyle savunuyor: Katilim bankaciligi teorik olarak cemiyet bankaciligi yapmakla görevlidir; kendi çikarlarinin yaninda müsterilerinin çikarlarini da gözetmekle yükümlüdürler; bu bankalarin herhangi bir yatirim yaparken gözetmesi gereken etik ve moral degerler vardir; mesela alkol, silah, domuz, pornografi ve tütün sektörlerine yatirim yapamaz, kredi açamaz. Bu bankalar kararlarinda sosyal adaleti temel almalidirlar.
Bir diger deyisle, sermaye birikimi de dagitimi da adil olmalidir. Bu tür bir sistem, borçla finasman yerine, ortaklik finansmanini özendirmektedir. Dolayisiyle, firmalar bu sistemde çok borç biriktirememektedir. Bu küresel krizde sisen balon ayni ürünlerin sayisiz defa el degistirmesiyle olusmustur. Halbuki “katilim bankaciliginda” paradan para kazanmak degil, parayi üretken yatirimlara dönüstürerek kar elde etmek özendirilmektedir.
Almanya, Fransa ve Japonya gibi müslüman olmayan ülkelerin bu sistemi alternatif bir sistem olarak tanimalari önemli gelismelerdir. Prof. Hassan su anki sisteme önemli bir alternatif olmasina ragmen bu bankacilik sisteminin hala gelismekte oldugunu ve tam anlamiyla alternatif olabilmesi için önemli akademik çalismalar yapilmasi gerektigini ve büyük desteklere ihtiyaç oldugunu vurgulamaktadir. Konferans soru cevap ve bir hatira fotografi alinmasiyla sona erdi.
Emre Gürel, Cherry Hill, New Jersey
