
Ilk önce tüm Forum Gazetesi okuyucularinin ve Türk Amerikan toplumunun Kurban Bayramini tebrik ediyor, ülkemiz, milletimiz ve tüm insanlik için huzur, baris ve esenlik getirmesini diliyorum.
Bu yazimda sizinle bayram haftasinda biraz sohbet etmek istiyorum. Son aylarda neler oldu ve bu olaylar nasil yorumlamak lazim.
Öncelikle Ekim ayi benim için çok hareketli bir ay oldu. Ekim ayinin ilk haftasi Istanbul’da geçti. International Business Forum (IBF) ve MÜSIAD’in ortaklasa düzenledigi çok basarili bir kongre ve fuara katildim. Bu tecrübelerimi bir önceki yazimda sizlerle paylasmistim. Istanbul’dan döner dönmez de, 17-20 Ekim arasinda Washington’da Amerikan Türk Konseyi (ATC)’nin toplantilarina istirak ettim. Bu sene 29’uncusu yapilan ATC toplantisi aslinda bir telafi toplantisi oldu. Ilk basta toplantinin Nisan’da yapilacagi duyuruldu ancak Sözde Ermeni Soykirimi meselesinden dolayi Türkiye ile Amerika arasinda siyasi gerilim tirmaninca, program iptal edildi. Bu yüzden Ekim ikmal toplantisi daha önceki senelere göre biraz düsük katilimli oldu. Ancak ben ATC toplantilarini çok basarili buluyorum. Bu yüzden ATC toplantilarina 3 senedir ATCOM Idari Baskan Yardimcisi Ramazan Küçük beyle mutlaka katiliyorum.
Bu toplanti bizim yillik iznimiz gibi oldu. Önemine binaen, bir sene öncesinden hazirlik yapiyor, hanimlardan nasil izin alacagimizi planliyoruz. Dönüste -tek basimiza onlarin gözünde tatile çiktigimiz için- hesabi pahali ödüyoruz. ATC toplantisi bize oteli, kayit ücreti, hanimlara hediyeleri ile baya bir yeküne patliyor. Ancak, bu yüksek seviyeli toplantinin bütün bu zahmet ve ücret-lere degdigini düsünüyorum. Bu aktivite bir kere Türkiye Amerika arasinda benim katildigim en yüksel profilli toplanti. Eskiden daha çok askeri ve siyasi bir zirve iken, simdi üçüncü ayak olarak ticaret de eklendi. Bu sene bir çok isadami ve bürokratin yaninda, Türkiye’den üç bakan vardi: Dis Ticaretten sorumlu Devlet Bakani Zafer Çaglayan, Basbakan Yardimcisi ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakani Ali Babacan ve Milli Savunma Bakani Vecdi Gönül. Amerikan cephesinden de Savunma Bakani Robert Gates.
Türkiye’den katilan iki bakanin faaliyet alani, iki ülke arasinda eksik olan ticaret bagina verilen önemi gösteriyor. Iliskilerin askeri ve siyasi eksenden, biraz da ticarete kaymasi sevindirici.
Senelerdir Amerika’lilarla dünyanin bir çok yöresinde cephe arkadasligi yaptik. Dostlar beraber sadece savas yapmaz, alis veris de yapar. Savasta beraberlik tamam da, barista beraber ne yapacagiz?
Peki Nasil Yapalim! - II
ATC toplantilarinin ikinci günü ticaret tartismalari agirlikliydi. Katilimcilar iki ülke arasindaki bu eksik iliskinin durumunu ve gelecegini konustular. Basbakan Erdogan’in en son Washington ziyaretinde, iki ülke arasindaki ticari ve ekonomik iliskileri artirmak için bir resmi komisyon kurulmustu. Bu komisyonda Türkiye tarafini Devlet Bakanlari Zafer Çaglayan ve Ali Babacan, Amerika tarafini ise Ticaret Bakani Gary Locke ve ABD Ticaret Temsilcisi Ron Kirk temsil ediyordu. ATC top-lantilarinin ilk günü, bu komisyon Washington’da ilk resmi bulusmasini yapti. Bu olusum, ticari iliskilerin ilerlemesini bir temenni olmaktan çikariyor, fiiliyata döküyordu.
Artik, bu konuda kendilerine hesap sorulacak bir muhatap vardi. Iki taraf da rehberlik ve destek için kendi ülkelerindeki çesitli firma ve kuruluslardan mütesekkil bir danisma kurulu olusturacakti. Amerikan tarafi danisman firmalarini belirlemis, Türkiye’de belirlemek üzereydi. ATC katilimcilari arasinda Türk is dünyasini temsil eden bir çok merci bu danisma kurulunda genellikle kimin olacagini merak ediyordu. Bu konuda anlasilan arka planda bir çok kulis dönüyordu. Ancak, benim hissettigim ticari konulardaki eksikligin herkesi rahatsiz ettigiydi. Ticareti artirmak için herkesin bir görüsü vardi. Kimi kesimler, bu isi devlet, kimileri ise özel kesim yapabilir diyordu. Yani bir makro, bir mikro görüs vardi. Makro görüs taraftarlari, Amerikan hüküme-tinden tavizler kurtarmak pesindeydi. Ameri-ka’nin fakir ve gelismekte olan ülkelere uyguladigi ayricalikli ticaret politikalarina talipti. Ancak, Türkiye’nin hizla yükselisi, bu konuda biraz sikinti olusturuyor. Zira, Türkiye artik kimilerine göre gelismis bir ülke. Fakir edebi-yati yapmasi ve ayricalik istemesi siritiyor. Mikro görüse göre ise, bu devlet üzerinden halledilebilecek bir is degil. Sahaya inmek gerek.
Bu tartismalarin yasandigi toplantida ben de söz aldim:
“Türkiye’ye gittigimizde dostlarimiz bize hep sunu soruyor: Türkiye Amerika’dan nasil görünüyor? Ben de Türkiye Amerika’dan görünmüyor diyorum. Türkiye’den bakanlar koskocaman bir Amerika’yi görüyor, Amerika’dan bakanlar ise 200 tane ülkeyi. Amerika’nin dikkatini çekmek isteyen yüzlerce ülke var. Türkiye’deki arkadaslar, bütün islerin Washington’dan halledilebilecegini düsünüyorlar. Baskani, bakanlari ikna edersek yeter kanisindalar. Ancak yaniliyorlar. Washington’da konusulan Washington’da kaliyor. Burada alinan kararlari, yapilan ziyaretleri New Jersey’deki, Texas’taki kisiler bilmiyor. Türkiye’de gördügüm her seyin Ankara’dan dönmesi. Haftada 4 gününü Ankara’da geçiren ticaret odasi baskanlari var. Ancak Amerika bu kadar merkeziyetçi degil. Was-hington’un eyaletler üzerinde, sirketler üze-rinde mutlak bir agirligi yok. Burasi hür tesebbüs ülkesi. Isler bireysel ve rasyonel bazda hallediliyor. Ticari girisimler bu yüzden eyalet bazinda yapilmasi lazim. Belki de devletten devlete iliskilere ek olarak, ticaret odalarindan ticaret odalarina, sehirlerden sehirlere, kurumlardan kurumlara iliskiler kurulmali. Bu isin taraflari artirilmali. Bu mesele, bir mercinin degil, bir çok mercinin sorunu haline getirilmeli. Türk devlet ve isadamlari eyalet deyince dudak büküyorlar. Halbuki, New York eyaleti 1.2 trilyon dolarlik ekonomisiyle Türkiye’nin neredeyse iki kati büyüklügünde!”
Bu sözlerden sonra salonda büyük bir sessizlik oldu. Yorumuma yorum yapan olmadi.
Sükût ikrardan gelir de, derin sükutu neye yormak lazim?
New Jersey’siz Olur mu? - III
Amerika’da eyalet bazinda çalismaya karar veren Dis Ticaret Müstesarligi dogru yolda. Ancak hedef olarak seçtigi 6 eyalet (Georgia, Illinois, Florida, New York, California, Texas) içerisinde New Jersey’in olmamasi büyük bir noksanlik.
New Jersey yarim trilyon dolarlik ekonomisiyle, Amerika’nin 7’inci büyük eyaleti. 2008 verileriyle, bu ekonomik büyüklük Türkiye ekonomisinin yaklasik üçte ikisine tekabül ediyor. New Jersey’in önemi, ekonomik büyüklügünden çok, ABD’deki en büyük Türk nüfusunu barindirmasindan kaynaklaniyor.
Amerika’da yasayan Türklerin yaklasik 3’te biri bu eyalette yasiyor. New Jersey bu haliyle Türklerin Amerika’daki Chinatown’u. New Jersey’de kazara bir benzin istasyonuna ugrasaniz, “merhaba” deyip yol sorabilir, ‘Diner’ denen restoranlara ugrasaniz “selamun aleyküm” deseniz, muhtemelen karsi sicak bir selam alirsiniz. Eyalette bir çok Türk avukata, doktora, muhasebeciye, emlakçiya, üniversite hocasina, insaatçiya, boyaciya, camiye, kültür merkezine, kahveye, dernege rastlamak mümkün. Bu, ABD’yle ticaret yapmak isteyen Türk firmalari için büyük bir firsat. Burada yasayan Türkler hem hazir müsteri, hem de diger Amerikali müsterilere ulasmak için önemli bir araci olabilir. Istikbal Mobilya, New Jersey’deki bu potansiyelle Amerika’ya açildi. Hakeza Turkon, Koza...
Türkiye’nin bugün en büyük ticaret ortaginin Almanya olmasinin ana sebebi gurbetçilerimizdir.
New Jersey Türk firmalarinin Amerika’ya girmesi için bir üs olabilir. Buraya giren firmalar zamanla Amerikan pazarini ögrenir, ticaret aglarini gelistirir ve öbür eyaletlere siçrayabilirler. New Jersey’de yasayan Türkler bu süreçte aktif rol alabilir.
Burada kurulan firmalar ve ticaret odalari daha sonra gelecekler için rehber olabilir. Türkler hem ortak, hem idareci, hem isçi olarak düsünülebilir.
New Jersey eyaleti, New York ve Washington arasindaki ideal konumuyla, 15 trilyonluk bu dev pazarin hem ticari hem de idari merkezinin tam ortasinda. Buradan nereye uzanmak istersen uzan.
Fakat, rehbersiz, yoldassiz, soydassiz, New Jersey’siz devle ticaret olur mu?
PROF.IHSAN ISIK
Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) Baskani
Dünya Türk Is Konseyi Amerika Bölge Komitesi Üyesi & Rowan Üniversitesi Ögretim Üyesi
