
Ticaret odalari ve is adamlari dernekleri ne ise yarar? Bu sik sik karsilastigimiz bir soru...
Esasinda etkin kullanildiginda her dernegin bir toplum için önemli katkilari vardir. Zaten birliktelikler bir sinerji dogurmak için olusturulur, kimseye yük olmak için degil. Çok ras-yonel bir toplumda yasiyoruz. Bir yatirim projesi gibi, kimse verdiginden fazlasini alamiyorsa, hiç bir organizasyona katilmiyor. O yüzden kar amaci gütmeyen bir kurum olsalar bile, derneklerin üyelerine ve topluma arti deger katmalari beklenir. Yoksa bu dernekler hayatta kalamazlar; çok geçmez tarihin tozlu sayfalarina tasinirlar.
Lakin bu, serbest, etkin ve rekabetçi piyasa-larda geçerli bir kanundur. Isin içine siyaset girer ve devlet müdahaleleri olursa, toplum kaynaklarini verimsiz kullanan kurum ve dernekler tasfiye olmaz; suni teneffüsle ayakta kalir. Yillarca Türkiye bütçesinde kara bir delik olusturan KIT’leri hatirlayin. Bu kamu kuruluslari malesef, yandas, partidas ve hemserilerin beslendigi yerler olmustu. Ne zaman Türkiye, dünyaya açildi, piyasalari re-kabetçi hale geldi, bu kuruluslarin verimsizligi ve demodeligi ortaya çikti. Kendi basina bir deger olusturamayan kurumlar, uzun süre ayakta kalamaz.
Devlet veya kamu kaynaklariyla sübvansiye edilenler, eger bir vakte kadar ayaklari üzerine direnmeyi beceremezse, ancak devlet içindeki hamilerinin ikballeri kadar ikballeri olur...
Çarpik Bir Piyasada Mücadele Etmek
11 Mart 2008 tarihinde “farkli olmak”, “kucaklamak”, “arti deger olusturmak”, “yük olmamak”, “köprü olmak”, “büyük bir aile olmak”, “gençlere merdiven olmak”, “delikanli olmak”, “kapi olmak”, “baris ve huzur kaynagi olmak”, “hayata anlam vermek”, “devlete ayak, topluma bas olmak”, “kimsenin adami degil, herkesin adami olmak” için Güney New Jersey’de mütevazi bir mesale yakildi. Bu mesale is adamlari üzerinden yakildi ve adina da Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) denildi.
Kisa yoldan toplumun devasa sorunlarina çare bulmak amaciyla, bölgedeki is adam-lariyla anlasmaya girildi.
Zaten toplumun dertleriyle hemhal olan bu insanlar büyüyecek ve daha çok kisi ve kuruma destek olacaklardi. Bu bir toplumsal projeydi. Bunu yaparken de kimseye yük
olunmayacakti.
Özellikle de bin bir dertle bo-gusan, dogusunda ve bati-sinda sobasiz okullari, yolsuz ve saglik ocaksiz köyleri olan anavatana asla yük
olunmayacakti.
Kaynaklarini tastan çikaracak, asla “devlet babasina” yük olmayacakti bu kurum. Eger bir delikanli gibi ayakta kalamiyorsa da, bir ihtiyar gibi kaderine razi olacakti. Hem üyelerini kalkindiracak, hem toplumu sirtlayacakti. Bunu yaparken de, Türkiye’nin büyük bir dev-let olma ülküsüne hasbel kader katkida bulunacakti. Yeryüzünün en büyük pazari olan Amerika’da tutunan Türk is adamlari, Türkiye için kapi olacak, onlarin dagitim kanali vazife-sini görecekti.
Türkiye’de rüstünü ispat etmis sirketlerin, dünyanin en büyük ekonomisine girislerinde kilavuz olacak, belki de Amerika ayaklari olacakti. Hem Türkiye kazanacak, hem de Amerika'daki Türk toplumu kazanacakti. Amerika’da ses sahibi olmak ve etkin bir toplum olmak istiyorsak, hem sayimizin hem de ekonomik gücümüzün artmasi gerekiyor. Amerika’da güçlü bir Koç, Sabanci, Dogus, Koza, Kale, Zorlu, Çalik, Ülker varligi, hepimizin bu ülkede yürüyüsünü degistirecektir.
Yillarca, bir Hidayet Türkoglu, bir Mehmet Okur, bir Mehmet Öz, bir Ahmet Ertegün’le gurur duyduk. Ancak bunlar bireysel, toplumsal eylemler degil. Bu kisiler Gulliver olsa bile, tek baslarina ne yapabilirler ki?
Bizim güçlü kurum ve sirketlere ihtiyacimiz var. Bunun olmasi için de iyi koordinatörlük ve kilavuzluk yapacak is adamlari birliklerine ihtiyaç var. ATCOM bunu kisitli ama emin kaynaklarla yapmaya çalisiyor.
Piyasa çarpik oldugu için, ATCOM kisa zamanda çok yol aldi. Yine piyasa çarpik oldugu için rüzgar arkasindan degil, önünden esiyor. Sübvansiyesiz, organik büyümek tabi ki mesakkatli. Ancak, insanin kendi alin teriyle kazandigindan daha tatli bir sey var mi?
PROF.IHSAN ISIK
Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) Baskani
Dünya Türk Is Konseyi Amerika Bölge Komitesi Üyesi & Rowan Üniversitesi Ögretim Üyesi
