
Açilisindan yaklasik bir hafta önce, Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM), hazirlik maçlari için Amerika’da bulunan A Milli Takimi Philadelphia’da özel bir galada agirladi. Geceye degisik eyaletlerden yaklasik 200 kadar is adami katildi. Bir çok is adami, gazeteci, devlet adami da milli takimin gelmeyecegi söylentisiyle ya geceye son anda katilmadi, ya da rezervasyonunu iptal etti. Bu olay herkes için bir sinavdi. O tarihi gecenin perde arkasi aslinda ibretlerle dolu…
Bildiginiz gibi ATCOM bir is adamlari dernegidir. ATCOM kuruldu kurulali hep sözünde durmus bir kurumdur. En zor sartlarda bile sözünü yerine getirmek için canini ortaya koymustur. Topluma örnek is adamlari yetistirmek isteyen bir kurum, aksini de yapamaz zaten. Sözüne itimat edilmeyen bir is adaminin veya bir kurumun zaten uzun yol almasi mümkün degildir. ATCOM bir çok vesilelerle rüstünü ispat etmis, artik adi itimatla/güvenle özdeslesmis bir kurumdur. Bu hiç kolay olmamistir. ATCOM uzun süre baskalarinin hatasinin bedelini ödemek zorunda kalmistir. ATCOM kendinden önce bir çok sözler verip de yerine getirmeyen sivil toplum kuruluslarindan farkini ispat edene kadar çok ugrasmistir. Nihayetinde, özveriyle, sabirla, samimiyetle, insan üstü gayretle toplumun gönlünde arzu ettigi yere ulasmistir.
ATCOM Milli Takimi New York’tan alip Philadelphia’da agirlayarak yine sözünü tuttu. Milli Takimin, otelinin yaninda dahil, hiç bir özel programa katilmadigi düsünülürse, ATCOM bir yerde olmazi basardi. Elbette bazi kisilerin daha fazla, ama herkesin bu sonuçta bir payi vardi. Bu bir ekip basarisiydi. Bu sonuç için, Türkiye’den çok degerli siyasilerimiz, holdinglerimiz, kamu kurumlarimiz, belediyelerimiz, TFF yönetimi, is adamlari kuruluslarimiz, medyadaki dostlarimiz herkes canla basla çalisti. Türkiye’den anneler babalar bile dualariyla katildi. Türkiye’den bir çok dost, telefonlarla olayi dakika dakika izledi. Milli Takimin güverteye ayak basmasiyla, Amerika’dan Türkiye’ye bir çok kisi derin bir nefes aldi. ATCOM’un Milli Takim meselesi gerçekten “milli” bir mesele olmustu. Nitekim, Türkiye Futbol Federasyonu yönetim kurulu üyesi bir zat galada hayretle söyle diyecekti: “Bu nasil bir istir anlamadik? Bu ne biçim bir kurum? Türkiye’de aramayan kalmadi. Artik katilmak mecburiyetindeydik. Baska çaremiz yoktu!”
ATCOM bir çok vesileye basvurdu ama sonuç kesinlikle takdir-i ilahi. ATCOM, bir dervis gibi hayirlisini diledi. Demek ki, hayirlisi Milli Takimin 2 saat gidip, 2 saat gelip ATCOM’un 3 saatlik prog-ramina katilmasiymis. ATCOM salt bu millete hizmet için kurulmustu. Türk diasporasini güçlendirmek ve ülkesine hizmet etmek istiyordu. Ahlaki, fazileti, dürüstlügü ve mertligi ilke edinmisti. Demek ki, bu kurumun asagida ve yukarida büyük bir kredisi olusmus.
Yoksa, (New York’tan 100 mil uzaklikta, Delaware nehri
üzerinde, bir hilal vakti, üstündeki yildizlariyla, Türk ezgileri esliginde, nese içinde süzülen) ay yildizli geminin hikayesini nasil açiklarsiniz?
Hosgeldin ATCOM
Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) Türkiye’den ve Amerika’dan yüzlerce is ve
devlet adaminin katilimiyla 1-8 Haziran, 2010 tarihleri arasinda resmi açilisini yapti.
ATCOM bu “büyük açilisi” çerçevesinde Washington’dan Boston’a Türklerin yogun olarak yasadigi büyük bir alanda bir hafta boyunca düzinelerce özel ve resmi programa imza atti. ATCOM bu süre zarfinda misafirleriyle hem açilis, hem toplanti, hem de bir çok is baglantisi yapti. ATCOM simdiden Türk is dünyasinin Amerika’daki umudu olmustur. Açilisi vesilesiyle kurdugu yüzlerce is iliskisi ATCOM’un ne kadar büyük bir bosluk doldurdugunu göstermektedir. ATCOM’un kurucu baskanligini hasbel kader sahsim yapmaktadir. Bu itibarla, bir kaç önemli noktanin altini burada çizmek istiyorum.
Evvela belirtmek isterim ki, bu kurum kimse-nin telkiniyle veya yönlendirmesiyle kurulmamistir. Tamamen etrafindaki dogal ihtiyaçlardan dogmustur. ATCOM çok genç olan ve bin bir sorunu olan Türk Amerikan toplulumunu, is dünyasini organize ederek kalkindirmaya çalisan sosyo-ekonomik bir kurumdur. Dolayisiyla, ATCOM siradan bir ticaret odasi degildir. Bu kurumun ekonomik oldugu kadar sosyo-kültürel misyonu da vardir. ATCOM is adamlari üzerinden hem toplumuna hem de anavatanina kilit hizmetler için tasarlanmistir. ATCOM hiç bir zaman kimseye yük olmayacaktir. ATCOM çevresindeki is adamlariyla bir anlasma yapmistir. Onlarla beraber ilk önce pastayi büyütüp, ondan sonra kari (is adamlari ve toplum arasinda) paylasacaktir.
Dikkat ederseniz, ATCOM ne New York’tan, ne Washington’dan, ikisinin tam orta noktasi olan Güney New Jersey’den dogmus bir kurumdur. ATCOM iki senedir gözlerden ve merkezlerden uzak alt ve üst yapi çalismalarini yapmaktaydi. Bu süre zarfinda bir çok kisi ATCOM’u ara ara sahnede gördü. Bunun bir nedeni ATCOM’un bir kanefçe örer gibi bu sosyo-ekonomik proje üzerinde geceli gündüzlü çalismasiydi. Bu bir temel atma ugrasiydi. Bir kurumun kökleri çok derinlerde olacak ki, asirlik bir çinar olabilsin. Türk toplumu, bu sefkatli ve çaliskan kurumu kisa sürede bagrina basti. Zira, bu kurum sagduyulu insanlarin paydasiydi. Sagcisindan solcusuna, dindarindan laigine, köylüsünden sehirlisine makul ve müsamahakar insanlarin sirf Türkiye için bir araya geldigi ortak bir projedir. Bu yüzden, ATCOM farkli bir ses arayan herkesin yuvasidir. Hem kendisini hem de çevresini yüceltmek isteyenlerin bulusma noktasidir. ATCOM hizmetlerini muhatapla-rina hiç bir hayat sistemini dayatmadan yapmaya gayret eden “tarafsiz” bir kurumdur. ATCOM ilke olarak dürüstlügü ve digergamligi özendirmektedir. Bunu da yönetimine ve çevresine toplumca saygi görmüs ilkeli insanlari toplayarak yapmaya çalismaktadir. Üyeleri sosyal sorumluluk sahibi seçkin kisilerdir.
Türkiye tekrar büyük bir devlet olacaksa Türk diasporasina ve ATCOM’a siddetle ihtiyaci vardir. ATCOM bu toplumun bir çikis arayisidir. Tek sevdasi ülkesine hizmet etmek, onun yükselis arayislarina Amerika’dan el vermektir. ATCOM gurbet elde atilmis çok metevazi ama önemli bir adimdir.
Bob Kennedy’nin dedigi gibi zaten “insanlik tarihini degistiren seyler genellikle sonsuz sayida küçük ama cesur adimlardir. Her ne zaman, bir kisi bir ideal için ayaga kalkar, ya da darda olan birine yardima kosar, veya bir haksizliga direnis gösterirse, etrafina bir umut damlasi saçar. O küçücük damla, milyonlarca enerji merkezinden geçerek dalga dalga büyür ve sonunda zulüm ve baski duvarlarini tarumar eden bir akintiya dönüsür”.
ATCOM bu hedefler için Türk insaninin bagrina düsmüs bir damladir. Damlaya damlaya göl olur insallah…
PROF.IHSAN ISIK
Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) Baskani
Dünya Türk Is Konseyi Amerika Bölge Komitesi Üyesi & Rowan Üniversitesi Ögretim Üyesi
