
AMERIKAN efsanesi Will Rogers’a göre ‘tarihin üç büyük kesfi vardir; ates, tekerlek ve merkez bankaciligi’. Merkez bankalari piyasadaki para miktarini asagi yukari çekerek cebimizdeki paranin alim gücünü belirlemektedir.
Ayrica, faiz oranlarini degistirebilme gücüyle de hepimizin ev ve araba alma, is kurma, seyahat etme, egitim ve yatirim yapma gibi gündelik kararlarimizi da etkileyebilmektedir. Bu yüzden merkez bankalarinin bagimsizligi, yeri, isleyisi ve politikalari Erzurum’daki çobani da, Ankara’daki bürokrati da, Istanbul’daki beyzadeyi de yakindan ilgilendirmektedir.
Akademik arastirmalar, merkez bankalari bagimsiz olan ülkelerde enflasyonun daha düsük cereyan ettigini tespit etmistir. Üstelik düsük enflasyon ve ekonomik performans pahasina degil. Merkez bankalarinin bagimsizligi ile hizli ekonomik gelismenin el ele gittigi görülmüstür. Türkiye’de bir kesim Merkez Bankasi’nin Istanbul’a tasinmasinin politik bagimsizligini artiracagini ileri sürmektedir. Bunun dogru oldugunu kabul etsek bile, merkez bankasinin bagimsizligi sadece politik bagimsizlik degil, her türlü bagimsizliktir. Merkez bankasinin sadece Istanbul’a tasinmasiyla üzerindeki politik baskinin, eger varsa, azalacagi garanti olmadigi gibi, tasinma bankayi yeni baskilara da maruz birakabilir. Politikacilardan kurtulan banka, küçük bir azinlik olan is ve finans dünyasinin etkisine de girebilir.
Çok subeli sistem
Amerikan halki geçmiste böyle düsünmüstür ve önlemini ona göre almistir. Merkez Bankasi’nin yeri konusunda, Amerikan halki ne ülkenin baskenti Washington’a sicak bakmis ne de finans merkezi New York’a. Diger bölgelerdeki halk, New York’taki çikar guruplarinin merkez bankasi üzerinden ve kendi çikarlari dogrultusunda tüm ekonomiye hükmetmemesinden çekinmistir ve 1913’te Washington merkezli, ülkenin her tarafina dagilmis, 12 ayri merkez bankasi kurmuslardir. Böylece tüm ülke, para politikalarinin olusturulmasina ve icrasina katilmaktadir. Ayrica, merkez bankasi sistemi tüm yurda yayildigindan, bütün vatandasin cebini ve gelecegini ilgilendiren para politikalari, hem ülkenin baskenti Washington’daki siyasetin ve bürokrasinin hem de finans merkezi New York’taki dev sirketlerin vesayetinden kurtarilmistir.
Avrupa Merkez Bankasi, 1999’da kurulurken, Amerikan Merkez Bankasi modelini aynen benimsemis, Frankfurt merkezli, 15 yerel merkez bankasiyla göreve baslamistir.
Basbakan’in, Istanbul’un finans merkezi oldugu gerekçesiyle Merkez Bankasi’ni Istanbul’a tasimak istemesinde haklilik payi var. Çok ayakli Amerikan merkez bankasi sisteminde de, en güçlü yerel merkez bankasi, finans merkezi New York’takidir. Yalniz bu, devletin bankasi olarak Ankara’da kurulan ve milli ve tarihi önemi haiz merkez bankasinin tamamen Istanbul’a tasinmasini gerektirmez. Merkez bankasi ya çok büyük ve aktif bir subeyle, ya da Amerika ve Avrupa örneginde oldugu gibi, Ankara merkeze bagli güçlü ve özerk bir ‘Istanbul merkez bankasi’ ile bu isi görebilir.
Türkiye’nin topyekûn kalkinmasi sadece yurdun batisinin gelismesiyle olamaz. Eger Avrupa Birligi’ne gireceksek, sadece Istanbul ve Ankara’yla girmeyecegiz. Kalkinmayi dengeli yapmaz isek, hem sosyal adalet ve huzur zedelenir, hem de nüfus belli bölgelere yigilarak büyük sehirler yasanmaz hale gelir.
Ankara’dayken Van’da ekinler arasindaki çiftçiyi, Malatya’da kaysi toplayan ziraatçiyi, Adana’da portakal toplayan narenciyeciyi, Antep’te sanayideki isçiyi, Hatay’da sinirdaki tüccari yeteri kadar göremeyen Merkez Bankasi, Istanbul’dan bunu nasil yapacak bilemiyorum? Buralari Ziraat Bankasi subeleriyle mi gözetleyecegiz? Ya da Ankara’dan Istanbul’dan yüksek binalardan kus bakisiyla mi?
Türkiye’nin Ankara ve Istanbul’a ilaveten iki merkez bankasina (ya da mega subesine) daha ihtiyaci var. Bunlardan birisi Orta Anadolu’ya birisi de Dogu Anadolu’ya kurulabilir. Bu bankalar bölgelerinde sinirli merkez bankacilik islemlerini, mesela çek islemleri, eskimis paralari yürürlükten çekme, yeni para tedavüle sokma, yerel ekonomiyle Ankara merkez arasinda köprü olma, yerel ekonomi hakkinda data toplama, ve arastirma yapma, ve bölgedeki finans ve bankacilik faaliyetlerini denetleme ve takip islemlerini yapar. Ankara merkez bankasinin para politikalarina Anadolu’yu temsil ederek katkida bulunurlar ve bölgelerinden beyin göçüne de engel olurlar.
Istanbul’a tasinmadan
Merkez Bankasi merkezini Ankara’da tutarak, resmi makamlarla islemlerini yürütür ve rejim tartismalarini önler; Istanbul’da mega bir sube bulundurarak piyasa islemlerini yapar, merkeze istihbarat saglar ve hükümetin vizyonuna destek verir; Iç ve Dogu Anadolu’da iki büyük subeyle de yerel ekonomileri takip eder, destekler ve tüm bölgelerin ekonomi ve para politikalarinda temsilini saglar. Merkezi Ankara’da kalan banka, Istanbul ve Anadolu’da mega subeler bulundurarak merkezi otoriteyi zayiflatmaz bilakis güçlendirir.
Akademik arastirmalara göre, son yillarda küresellesme ve refahin artisiyla, dünyada uluslararasi ve yerel ihtilaflarin azaldigi görülmüstür. Ülkemizi ve bölge ekonomilerini hizla gelistirirsek, pastayi büyütür ve aramizdaki çekismeyi de azaltabiliriz. Yukaridaki mezkûr bölgelerin ve sehirlerin kimseyle alip veremedigi de yoktur; mesela Sivas’in ne Cumhuriyetle, ne Osmanli’yla ne de Selçuklu’yla problemi vardir; sadece Timur’la arasi iyi degildir.
Biz dis dünyaya bati ile dogu arasinda köprü olmakla övünür dururuz ve kalkar medeniyetler ittifaki projelerine girisiriz. Kendi içinde bati ile dogusu arasinda barisi saglayamamis ve devlet babanin kendi çocuguna güvenmedigi bir ülkeye kim itibar eder ki? Amerika ve Avrupa fabrikalarini söktü ve eski bir komünist ülkesi olan Çin’e tasidi, biz merkez bankasini -ülkenin gelecegi için- kismen niye Anadolu’ya ve Istanbul’a tasimayacakmisiz?
Anadolu’ya açilalim
Özetle, Merkez Bankasi’nin ülkenin finans merkezi Istanbul’da önemli bir varliginin olmasi sart. Merkez bankasinin, merkezinin de diger sube/bankalarla koordinasyon görevini sürdürmesi, resmi temsili saglamasi, kimi kesimlerce Cumhuriyet‘in tarihi mirasini temsil ettigine ve egemenligin sembolü olduguna inanmasi dolayisiyla ülkenin devlet merkezi Ankara’da kalmasi da sart. Ankara ve Istanbul mücadelesinin rejim, bölgesel milliyetçilik, Merkez Bankasi üzerinde nüfuz kurma, birilerine rant saglama mücadelesi olmadigini göstermek için de Anadolu’ya iki mega merkez bankasi subesi de daha büyük bir sart! Meclis’e tasari geldiginde, Sivas’in, Malatya’nin, Giresun’un, Erzurum’un, Diyarbakir’in, Antep’in, Kayseri’nin, Adana’nin, Izmir’in ve diger Anadolu kentlerinin güzide milletvekilleri, Ankara merkeze sahip çikmali; ülkenin gelecegi hatirina Istanbul’da önemli bir merkez bankasi varligina destek vermeli; ancak Anadolu’ya iki mega merkez bankasi subesi sartini kosarak! Amerikalilar 100 yil bu mücadeleyi verdiler ve ikna olana kadar da merkez bankasi açtirmadilar. Sonunda tüm ülkeyi kucaklayan bir merkez bankasina, dünyanin en büyük ekonomik, askeri ve politik gücüne sahip oldular. Yoksa ‘tarihin üç büyük kesfi ates, tekerlek ve merkez bankaciligi’ diyen Oklahama'li bir kovboy niye bugün efsane olsun ki?
PROF.IHSAN ISIK
Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) Baskani
Dünya Türk Is Konseyi Amerika Bölge Komitesi Üyesi & Rowan Üniversitesi Ögretim Üyesi 