
FED, OCC, FDIC, SEC, OTS, NCUA, CFTC, FINRA, DOJ kisaltmalari Amerikan piyasalarinda "alfabe çorbasi" olarak anilmaktadir. Bu kisaltmalar, Amerikan malî kurum ve piyasalarini düzenleyen otoritelerden sadece birkaçina tekabül etmektedir. ABD'de toplamda 100'ün üzerinde böyle denetleyici kurum vardir.
Amerikan malî sistemi, "ikili sistem" diye adlandirilmakta, hem federal düzeyde hem de eyalet düzeyinde düzenlenmektedir. Mesela, OCC ülke çapinda faaliyet gösteren 3000 milli bankadan sorumludur. FED ve eyalet otoriteleri merkez bankasi sistemi üyesi 1000 kadar eyalet bankasina bakmaktadir. FED ayrica holding bankalari ve yabanci bankalari gözetlemektedir. FDIC ve eyalet otoriteleri mevduat sigortasi olan ama FED üyesi olmayan eyalet bankalarindan ortaklasa sorumludur. Eyalet otoriteleri mevduat sigortasi olmayan 500 kadar eyalet bankasinin üzerindeki tek otoritedir. OTS tasarruf bankalarini, NCUA kredi kooperatiflerini düzenlemektedir. SEC, CFTC ve FINRA menkul kiymet piyasalarindan ve türev ürünlerden sorumlu otoritelerdir. DOJ, Adalet Bakanligi olarak büyük banka evlenmelerinin rekabet üzerindeki etkilerini denetlemektedir.
OBAMA'NIN POPÜLARITESINDEN FIRSATLA YENI DÜZENLEMELER...
Amerikan sistemi size karisik geliyorsa, bir de bankalari düsünün. Amerikan bankalari yedi kocali hürmüzden daha beterdir. Mesela, Citibank ülkesinde Hazine, FED, OCC, SEC, FDIC'nin disinda, faaliyet gösterdigi 140 yabanci ülkenin düzenlemecilerine karsi da sorumludur. Amerikan Hazine Bakanligi bu düzenleme karmasikligini çözümlemek için geçmiste birkaç defa girisimde bulunmus, ancak bir türlü Kongre'den gerekli yasalari geçirememistir. Yeni Amerikan yönetimi krizin aciliyet etkisini ve Obama'nin popülaritesini firsat bilerek büyük bir saha düzenlemesine girismistir. Böyle sil bastan bir düzenleme, en son Büyük Buhran sonrasi 1933'te yapilmisti. Bütün dünya olup biteni yakindan izlemektedir. Özellikle AB, Amerika'nin alfabe çorbasinda bayagi bir harf eksilmesini bekliyordu; çünkü birden fazla "agayla" muhatap olmak istemiyordu. Yalniz yine olan oldu, isin içerisine siyaset girdi. Obama yönetimi ayni anda hem saglik, hem enerji hem de malî sektör reformunu Kongre'nin ve çikar gruplarinin hazmedemeyecegini düsünüp, "orta yol" bir tasari gelistirdi.
Yeni tasari, açikçasi çorbayi asureye döndürdü; üç harfli OTS (tasarruf bankalari denetçisi) yerine, dört harfli yeni CFPA (tüketici malî haklarini koruma acentesi) geldi. Evet, 6 banka düzenlemecisi yerine simdi 5 tane olacak; ancak CFPA disinda, iki yeni daha olusum var; SRR, "Sistemik Risk Regülatörü" ve FSOC, "Malî Hizmetler Gözetleme Konseyi". Sistemik risk regülatörü bütün malî sistemi tehdit etme noktasina gelen malî veya malî olmayan kurumlari denetleyecek ve gerektiginde kapatacak. Hazine Bakani Tim Geithner, bankalarla para politikasi çerçevesinde halihazirda çok içli disli oldugu için, FED'in bu sistemik görevi yerine getirecek en uygun kurum oldugunu düsünüyor. Ancak, bazi siyasetçiler, bulundugumuz krizden FED'i sorumlu tutmakta ve bu yetki artirimini "basarisizligin ödüllendirilmesi" olarak görmektedir. Bazi politikacilar da, bir kurumun bu kadar güçlü olmasinin, ülkenin "kurucu atalarinin" federalist felsefesine aykiri oldugunu iddia etmektedir. Sayet FED bu yetkiyi alirsa, General Electric, Ford, General Motors, MetLife ve Wall-Mart gibi finans sektöründe sirketleri olan reel sirketleri de -eger sistemik risk tehlikesi arz ediyorlarsa- denetleme imtiyazini elde edecek. Buna karsi çikacak lobileri teskin etmek için, Malî Hizmetler Gözetleme Konseyi icat edildi. Konsey, FED'e yapacagi malî müdahaleler konusunda danismanlik yapacak ve kararlarini denetleyecektir. Konsey baskani hazine bakani olacak ve diger 8 önemli regülatörün baskani da dogal üye olacak.
EN IYISINI ARARKEN, 'IYIDEN' DE OLMAMAK
Washington su an önemli güç savaslarina sahit olmaktadir. Ilk malî taslak, bütün düzenlemecileri tek bir çati altinda birlestirmek istemisti. Ancak, Obama bu konuda büyük savaslar ve kayiplar vermesi gerektigini sezince, bu kez malî piyasalardan sorumlu kurumlari, SEC (menkul kiymetler), CFTC (türev ürünler), birlestirmek istedi. Ancak, hem lobiler hem de Kongre üyeleri buna da yesil isik yakmadi. Bankalar ise karisikliktan yakiniyor gibi gözükse de, birden fazla malî otorite islerine gelmektedir. Bankacilar, düzenlemecileri birbirine karsi kullanmakta ve islerine gelen düzenlemeciyle çalismak için gerektiginde sirket yapilarini degistirmektedirler. Kongre ve senato üyeleri, bu düzenlemecileri denetleyen, onlarla ilgili kanunlari hazirlayan komisyonlarda çalismaktadir. Bu da politikacilara önemli bir nüfuz vermekte, banka lobicilerinin peslerinde kosmalarina yaramakta ve çok pahali seçim kampanyalarina bagis saglamaktadir. O yüzden, malî düzenlemecilerin sayisinin azalmasi onlar için hem maddi hem de manevi kayip demektir. Ayrica, islerinden olacagini sezen düzenlemeciler "varolus savasi" vermektedir. Bu yüzden yeni malî anayasaya ayak direyen çoktur. Bu sartlarda, Obama yönetimi tasariyi yil sonuna kadar Kongre'den çikartmayi düsünse de, gözlemciler güç savaslarinin uzun sürecegini ve nihai tasarinin kabülünün gelecek yili bulacagini tahmin etmektedir.
Obama bir önceki çevreyi koruma kanunlarinda önemli tavizler vermek zorunda kalmis, simdi de malî anayasa degisikliklerinde ilk hedeflerden sapma istidadi göstermektedir. Obama yönetimi akilli davrandiklarini iddia etmekte, "en iyisini ararken, iyiden de olmamak gerektigini" ileri sürmektedir. Ayrica, kanunlarin içeriginin sekilden daha önemli oldugunu savunmaktadirlar. Bu, demokrasinin cilvesidir. Hintli üst düzey bir politikaci Çinli meslektaslarina imrenmekte ve "Çinlilerin oy kaygisi diye bir seyi yok. Biz, çogu zaman siyasi olarak popüler ama aslinda aptalca çok is yapmaktayiz." demektedir. Obama'nin seçim çalismalarinda 2 milyonun üzerinde gönüllü çalismistir. Obama, bu kadar büyük destegi, Washington'a çöreklenmis çikar gruplarini dizginleyecegi sözüyle almistir. Obama'nin halk destegi hâlâ rekor seviyededir. Ancak halk, bu destegi Obama'nin kara kasina, kara gözüne vermemistir. Obama ya Washington aslani olacak, ya da Washington kedisi. Arasi bir sey düsünüyorsa, masallarda bile böyle bir yaratigin esamesi yoktur.
PROF.IHSAN ISIK
Amerikan Türk Ticaret Odasi (ATCOM) Baskani
Dünya Türk Is Konseyi Amerika Bölge Komitesi Üyesi & Rowan Üniversitesi Ögretim Üyesi
